Uykusuzluk tedavisine yeni bir yaklaşım

Insomnia veya uykusuzluk yaşlılar da %60’a genel nüfusta ise  %15’e varan oran ile en önemli uyku problemlerinden birini oluşturmaktadır. Bununla birlikte uykusuzluk genellikle depresyon veya anksiyete gibi psikiyatrik hastalıklar ile beraber görülür. Uykusuzluk tedavisinde en yaygın kullanılan ilaçlar merkezi sinir sisteminin baskılanmasını γ-aminobutrik asit salgılamasını artırarak sağlayan benzodiazepines veya benzerleridir. Fakat bu ilaçların kas gevşemeleri, iştah bozuklukları ve bilişsel fonksiyonların kötüleştirmesi gibi geniş ölçekte yan etkileri bulunmaktadır.

Okumaya devam et “Uykusuzluk tedavisine yeni bir yaklaşım”

Reklamlar

Leptomeninksler: Uyku oluşturucu Prostaglandin D2’nun beyindeki ana kaynağı

Araştırmacılar tarafından yakın geçmişte birçok uyku oluşturucu moleküller (somnojenler) tespit edildi. Bunlardan bazıları sitokinler, anandamideurotensin II, ve adenozin molekülleridir. Bu moleküller arasında yer alan Prostaglandin D2 (PGD2) uyku indükleyici etkisi ise 30 yılı aşkın bir süredir bilinmektedir. Yapılan çalışmalar uyku indükleyici moleküllerin uzun süreli uyanıklık periyodunda beyinde biriktiklerini gösteriyor.

Okumaya devam et “Leptomeninksler: Uyku oluşturucu Prostaglandin D2’nun beyindeki ana kaynağı”

Gelişimsel nörobiyolojiye eşsiz bir adada yolculuk

borg0
Okinawa Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (OIST)

Şubat ayında e-posta kutuma düşen mesaj ile önceden bildiğim fakat yoğun araştırma temposundan dolayı değerlendiremediğim Okinawa bilim ve teknoloji enstitüsünün (OIST) düzenlediği gelişimsel nörobiyoloji kursuna bu yıl başvurma kararı aldım. İşlerin yoğunluğundan dolayı pazar günü (başvurunun son günü) danışmanımdan referans mektubunu alma telaşına girsem de sorunsuz bir şekilde gerekli belgeleri zamanında OIST’in internet sistemine yükledim ve başvurumun değerlendirme sürecini beklemeye başladım. OIST’ın Japonya içerisinde çok özel bir konumu var; görece yeni kurulmuş bir enstitü olsa da finansal kaynakları son derece iyi düzeyde. Dolayısıyla kursa seçildiğiniz takdirde tam finansal destek almanız söz konusu. Başvuruyu yaptıktan 1.5 ay sonra organizasyon ekibinden gelen e-posta ile kursa katılma hakkını kazandığımı öğrendim. Bizden araştırmalarımız ile ilgili 8 dakikalık bir konuşma ve poster sunumu hazırlamamızı istediler. Program 2 haftalık periyoda yayılmış ve alanında son derece önemli öncü bilim insanları konuşma vermek üzere davet edilmiş. Bu bakımdan bilgili dolu günler bizi bekliyordu.

Okumaya devam et “Gelişimsel nörobiyolojiye eşsiz bir adada yolculuk”

Clifford B. Saper ile beynin uyku ve uyanıklık mekanizmaları üzerine çok özel söyleşi

Clif Saper Int
Prof. Dr. Clifford B. Saper © Beth Israel Deaconess Medical Center, Harvard Medical School

Dr. Clifford B. Saper, karmaşık sinir bağlantılarının aydınlatılması üzerine yaptığı 40 yılı aşkın çalışmalar ile bilinen dünyanın en önemli nöroanatomistlerinden biridir. Sinir hücrelerinin birbirleri ile olan bağlantılarının haritalanması üzerine yaptığı çalışmalar; Obezite, Parkinson, Alzheimer ve Şizofren gibi hastalıkların tedavisine önemli katkılar sağladı. Okumaya devam et “Clifford B. Saper ile beynin uyku ve uyanıklık mekanizmaları üzerine çok özel söyleşi”

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑